Hacı Hoca Nerdesin Ah Kahve Koca =)

Merhabalar, bugün ilk kez olmasa da güzel ve bir o kadar da esprili bir fal mevzusunun içinde buldum kendimi =)… Kahveler mi çevrildi, fallar mı dinlendi, ortalıkta birşeyler mi döndü ben anlamadım bakındım etrafa… =) Arkadaşlar, sağolsunlar çok iyilerdir çok severim hepsini, dedilerki şu şu yerde şu şu cafe’de süper bir falcı varmış toparlanalım planlayalım gidelim… Okulun yakınında (!) =) bir mekan böyle garip, kahvehane mi desek, hafif kelepir market mi manav mı desek böyle tanımlanamayacak derecede uyumsuz ve mistik bir mekan, duvarlar kırmızı her an bir sinir stres ortamına uygun, alanı az biraz geniş ve bir o kadar da sakin, koltuklar hemen ye iç kalk havası veren garip bir yerdi. Vitrinde stilleri 60lı yıllara dayanan bir kareografide yazılmış BORDO adı ve cazibe merkeziymiş gibi yapılan bir kaç artistik çalışmalarla mekan iyice uçmuş bağlanmış yani. Gel gelelim gittik oturduk, hafif esmer, ince bir adam geldi ne içeceğimizi sordu tabiki fal için gelen arkadaşlarımız Türk Kahvesi diye lafa başlayınca bizim de aradan “Abi bi 3ü 1 arada” dememiz pek cazip değildi ama elbet istekler alındı adisyon kazındı gelindi merakla beklenen anlara. Kahveler yudumlanmış ters yüz edilmiş, küçük parmaklar fincanın üzerinde termometre misali ısı ölçümlerini yapmış, falcı abla arkada hafiften tıkınıp o güdüm göbeğini doldurmuş, insanlar bir mayhoş hava içerisinde duman bulutu arasından falcı ablaya bakmış ve olaylar genişledikçe genişlemişti. Zaman doldu, saate baktık ve ilk kobayımız falcı ablaya yanaşmış ve fincanı sunmuştu, ah ne sunmaydı o =)… Biz tabi pek birşey duymadık, duyamazdık da çünkü hanımcığım fincanları alıp başka bir masaya geçmiş hikayeyi orada türetiyordu ki bu da pek dikkatimi çekti, acaba bizden sakladıkları mı var fal ya sanki nolacak,neyse.. Arkadaşımız döndü bir diğer arkdaşımız fincanı tedbirli bir şekilde tutarak falcı ablaya yanaştı, ve bir diğeri daha =)… En son tabi kimseye bir şey anlatılmadı ya da biz birşey bilmiyorduk kime ne anlatıldığını, hangi oğlanın baş harfinin uzatmasının söylendiğini, kimlere kin besleneceğini, kimlerin bizler üzerinde illet olabileceğini ve bunun gibi birçok ihtimal ve felaket haberlerini bilmeden oradan ayrıldık. Sonra güzel bir yemek yedik, ve anıların bizlere verdiği huzur ve falcı ablanın arkamızdan kimbilir neler dediğini düşünerek bu maceranın da sonuna geldik.. Güzeldi, umutlu bir yolculuktu ama arkadaşlarımızın aman nazar değer korkusuyla birbirlerinden o göbüş falcı ablanın dediklerini saklaması bile çok hoştu ;)

Geçen geyikler olsun, sizlerin anıları, endişeleri olsun, yanınızda olmak da bana mutluluk veriyor…

İyi ki varsınız dostlar =)

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.